(Le Papillon de Nuit / The Moth) Istanbul, 2018.
Seri, hislerimin sözel tercümesinin, ifade edilmek istenen kişinin bedeninin üzerine yazılması ve bunların görsel karşılıklarının edinilmesinden oluşuyor.
Sevgilim İnanç Aldış’a karşı kendimi daha “gölgeli ve ağır”, onu ise daha “güneşli ve süzülen” bir yapıda görmemden; onunla olan tanışıklığımın sevgiye evrildiği zamandan itibaren hissettiğim “Ruhum ona dokunduğu anlarda, onun berraklığını kirletiyor mu?”, “Hayatındaki yerim, ona görülemeyen izler mi bırakıyor?”, “Zamanla, yavaş yavaş ve farkında olmadan, onun hissel sürecini karanlık bir mağaraya mı dönüştürüyorum?” gibi objektif gözlem çabası, endişe ve sorgularımdan oluşuyor. Fiili varlığının gündelik yaşantıma girmesiyle beni daha sık ve daha yoğun şekilde ziyaret etmelerinden kaynaklı olarak, gövdemde havalanan bu güvelerin iniş yeri için onun bedenini seçiyorum. İçten, içimden avucuma aldığım cümleleri bu tensel ovaya koyuyor ve biz’e karşı olan perspektifimden ötürü ise görsel bir sanat olan fotoğrafı tercih ediyorum. Bu sebeple seri, zihnimde hissettiğim bu küçük ısırıkları, zihnimden çıkarma çabasıyla oluşuyor.
Bireysel varlığımın ikili yapımızdaki yerini gözlemleme ve nihayetinde ifade etme gibi kişisel bir yerden ortaya çıkmasının yanı sıra, sevgi üzerine kurulu olanlar başta olmak üzere ilişkilerin doğası, iletişim madalyonunun arka yüzü, kişinin kendi var etme sürecinin çemberi ve o çemberin diğerleriyle kesişimi, yararlar ve hasarların öngörülemezliği, yabancı ile tanıdık etkilerin farkları, insanın benmerkezci doğası gibi çerçevelerle evrensel konulara da dokunmuş oluyor. İnsan ilişkilerinin görülmeyen fakat havada asılı kalmaya devam eden atmosferinin dürüst ve yalın dışavurumunu gözler önüne seriyor.
“If I can't control myself and give myself over to you, I'm sorry. If my heart is too heavy and if it's pulling you down, becoming a burden, I'm sorry.
And if you're drowning...
But you found me and I'm glad I've kept you. In my heart. In my veins. In my eyes and in my memories.
In my life. Because it's what you are.
I love you.
Je suis désolée si je ne peux pas me contrôler et si je me donne à toi. Je suis désolée si mon coeur est trop lourd et s'il vous tire vers le bas, devient un fardeau.
Et si vous vous noyez...
Mais vous m'avez trouvé et je suis reconnaissante que je t'ai gardé. Dans mon coeur. Dans mes veines. Dans mes yeux et dans mes souvenirs.
Dans ma vie. Parce que c'est ce que vous êtes.
Je t'aime.”